Sağlık Önemlidir

Bebeği doğduğu andan itibaren her anneyi bir korku sarar. Beslenme konusu bütün endişelerin en başında gelir. Sütüm yetiyor mu ya da en iyi mama hangisi, en güzel kıyafet, hangi puset, hasta olmasın, üşüdü mü terledi mi, ateşi mi var sanki, karnı doydu mu vs… Hiç bitmez annelerin soruları. Ve istisnasız her anne kendi imkanları doğrultusunda en iyi olmayı ister. Öyle ya da böyle diye hiç bir anneyi yargılamak doğru değildir. Anne olduktan sonra ne kendimi, ne kızımı hiç kasmadım. Birkaç önemli detay vardı. Yıllardır kafamda ana hatlarıyla oluşturduğum kendi mantığımla çerçevelediğim. O detayları yıkmak için her ne kadar çevrem var gücüyle çalışsa da sağlam temellere oturtmuş olduğum doğrularımı elimden geldiğince korumaya çalıştım. ‘’Azıcık çikolata versen ne olacak, çocuğu üzmeye değer mi?’’ Şimdi bu çocukların bir bağışıklık sistemi var. Neredeyse yediğimiz her tatlının içinde mısır şurubu var o da mısır nişastasından elde ediliyor. Şeker diye çocuklarımıza yedirdiğimiz çoğu şey şeker değil, mısır nişastası! Hiçbir marka yok çikolata ve şekerlemelerinde şeker kullanan. Çünkü maliyeti kurtarmıyor. Açık açık söyleyeyim kullanırlarsa batarlar. Şuan reklam gücüyle mısır nişastaları belli işlemlerden geçirilip bal diye satılıyor. ''Abur cubur değil, sağlıklı gıdalar '' diye düşündüğümüz çoğu şey de aslında göründüğü gibi masum değil. Mısır nişastasından kısaca bahsedelim; %80 früktoz olduğu için tatlandırıcı, şekerden bile daha güçlü madde tüm paketli gıdaların içinde. Früktoz vücutta kullanılmayan depolanan bir madde dolayısıyla yağa dönüşüyor. Diyabet, koroner kalp damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, hipertansiyon ve kanser. Hepsi çocuklarımıza verdiğimiz küçücük tatlı, karşı konulamaz, alışkanlık yaratmama ihtimali olmayan sevimli paketlerin içinde. Cips, kola, çikolata, kızartma, pastane ürünleri gerçekten biyolojik silahlardan bile güçlü. Son zamanlarda karşılaştığım 8-14 yaş grubu obezlerin sayısı azımsanmayacak ölçüde. Diyetisyen arkadaşlarımda bu oranı doğruluyor. Abur cubur beslenme çocuktan olabildiğince uzak tutulması gereken bir beslenme şekli. Azıcık versem bir şey olmaz ile başlayan alışkanlıkların hepsinden lütfen koruyun, hem kendinizi hem çocuğunuzu. Bu konuyla ilgili sizin yerinize karar verenlere de lütfen anlatmaya çalışın. Çocukları dünyaya geldiklerinde damak tatları olmadan geliyorlar ve sizin besleme şeklinizle doğru orantılı olarak gelişiyor tat algıları. Bu tarz besinlerle ne kadar geç tanışırlarsa o kadar iyi. Sağlıklı atıştırmalıkları kendi hayatımızda da alışkanlık haline getirmeye çalışmamız gerekir. Beslenme alışkanlıkları konusu gerçekten hayati bir konu. Evinizden kayısı, ceviz, fındık gibi kuruyemişlerin yanısıra sağlıklı besinleri eksik etmeyin. Onun seveceği şeylere siz karar verin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir